Gedik Sanat’tan Korona Günlerine Özel Proje

Gedik Sanat, içinde bulunduğumuz salgın sürecinde, Unvoiced Diaries “Sözsüz Günlükler” projesiyle rafine bir çözüm umuduyla deneysel bir çalışma gerçekleştiriyor.

Türk bestecilerin yeni eserler üretmesi ve üretilen eserlerin uluslararası platformda tanıtılması idealiyle çalışmalarını sürdüren Gedik Sanat, Önder Baloğlu tarafından sunulan Solo Keman İçin Minyatürler fikrini destekleyerek, 24 Türk bestecisinin dijital platformlara uygun eserler üretmesini ve günümüz insanının odaklanma sorunsalına gönderme yaparak anlık çağrışımların anlatımlarına vurgu yapmayı hedefliyor.

Gedik Sanat Genel Sanat Yönetmeni Caner Akgün, Gedik Filarmoni Orkestrası Genel Müzik Direktörü Cemi’i Can Deliorman ve Besteci Onur Türkmen tarafından oluşturulan Danışma Kurulu’nca yürütülen proje, keman sanatçısı Önder Baloğlu’nun önerisiyle hayata geçiyor.

Temmuz ayında ses ve görüntü kaydı gerçekleştirilecek
Proje kapsamında, 24 bestecimiz 1 Haziran’a kadar eserlerini Gedik Sanat’a teslim edecek. Ardından 8 Haziran ve 4 Temmuz tarihleri arasında her birinin eserleri, besteleyiş stilleri ve yaşamları üzerine Gedik Sanat’ın resmi sosyal medya kanalları üzerinden paylaşımlar ve canlı yayınlar gerçekleştirilecek. Özellikle icracı ve bestecinin karşı karşıya geleceği canlı yayınlar, eserler üzerine değerlendirmelerin yer aldığı önemli paylaşımlara sahne olacak. Son olarak Temmuz ayı içerisinde eserlerin kayıtları gerçekleştirilip bir tanıtım filmiyle sanatseverlere sunulacak.

24 besteci, 24 Minyatür
Unvoiced Diaries “Sözsüz Günlükler” ulusal ve uluslararası platformlarda ülkemizi başarıyla temsil eden, önemli sanat kurumlarında eğitim veren veya hâlen eğitimlerini sürdüren; geçmiş, günümüz ve gelecekteki müzik armonilerinin bileşimine kendini adamış 24 bestecinin üretimlerinden oluşuyor. Proje kapsamında 24 Solo Keman İçin Minyatür besteleyen isimler ise şu şekilde: Utku Aşuroğlu, Oğuzhan Balcı, Didem Coşkunseven, Mahir Cetiz, Evrim Demirel, Cem Esen, Zeynep Gedizlioğlu, Yunus Gencer, Kamran İnce, Emre Sihan Kaleli, Aslıhan Keçebaşoğlu, Özkan Manav, Deniz Nurhat, Murat Cem Orhan, Orhun Orhon, Orhan Veli Özbayrak, Enver Yalçın Özdiker, Mehmet Can Özer, Uğurcan Öztekin, Hakan Ali Toker, Ahmet Tamer Topuz, Onur Türkmen, Yusuf Yalçın, Tolga Yayalar.

Proje izolasyon ve sessizlik üzerine kurgulandı
Solo keman ve dijital platformlar üzerine eser üretilmesi fikrini sunan Baloğlu, Unvoiced Diaries “Sözsüz Günlükler” projesinin içeriğini ve düşüncelerini şöyle anlatıyor:

“Son zamanlarda geçerli olan salgın kısıtlamalarının da sonucunda sosyal medya platformları, her zamankinden çok kullanılmaya başlandı. İnsanların bu platformlardaki arz ve çeşitliliğin altında kalmasını ve belki de bu sebepten dolayı daha kompakt içeriklere konsantre olmaya yönelmesini Instagram ve TikTok gibi platformlar iyice fırsat biliyorlar.
Bunun dışında, birkaç sene önce gerçekleştirdiğim; aslında Anton Webern’in 1910 yılında yazdığı Op.7, Keman İçin Dört Parça ve György Kurtag’ın İşaretler, Oyunlar ve Mesajlar isimli albümünden esinlenen, “Möge ihnen diese Stille klingen!” (“Bu sessizlik onlara tınlasın!” Anton Webern’in 6 Bagateli için Schönberg’in yazdığı önsözden) isimli projemin ana fikri de günümüzdeki kompakt içerikleri çağrıştıran, bestecilerin yarım dakikadan bir dakikaya uzanan ama bu kısa zamanda içerik olarak büyük bir senfoniden geri kalmayacak, aşırı kısa ama duygusal veya entelektüel olarak dopdolu eserler yaratmış olmalarıydı. Bu projedeki eserler veya bölümleri şunlardı:

Anton Webern: Fünf Sätze (1909), Vier Stücke (1910), Sechs Bagatellen (1913)
Béla Bartók: 44 Duos (1931)
D. Şostakoviç: Three Fantastic Dances (1922), 24 Preludes (1950/51)
S. Prokofyev: Visions Fugitives Op.22 (1915-1917)
György Kurtag: Signs, Games and Messages (since 1989)
Luciano Berio: Duetti per due violini (1979-1983)
Boris Yoffe: Aus dem Quartettbuch (since 1995)

Bu eserler kısa süreleri sebebiyle basit bir izlenim yaratabilir, ancak tam da bu kısalık, yani bu kısa zamanda teknik ve müzikal yoğunluğu ve konsantrasyonu sağlamak bu eserleri güç kılıyor. Ayrıca bu eserlerin birbirleriyle kıyaslanmasının kesinlikle mümkün olmadığını vurgulamak gerekir; çünkü birbirleriyle süre ve nitelik dışında ne kompozisyon tekniği ne içerik ne form ne de müzikal olarak hiçbir bağlantıları yoktur.

En önemli sosyal medya platformlarından Instagram’ın bir dakikalık video konsepti ve yukarıda bahsi geçen minyatürlerden yola çıkarak Gedik Sanat çatısı altında Unvoiced Diaries “Sözsüz Günlükler” projesini geliştirdik. Yaşadığımız COVID-19 kısıtlamaları nedeniyle müzisyenler sahne alamama ve sanatlarını gerektiği gibi seyirci önünde icra edememe sıkıntıları çekiyorlar. Bu sıkıntılara teknik imkânsızlıkların da eklenmesiyle, dijital platformlar oldukça düşük kalitede kayıtlarla dolup taşıyor. Bu sebeple bestecilerimize yeni alışkanlıklarımıza seslenen bir üretim ortamı sağlayıp, özellikle ve öncelikle bu platformlar için hazırlanmış deneysel müziklerin gelişimine katkıda bulunmak istedik. Apayrı müzik dünyalarından 24 bestecimizi maksimum bir dakika süren, tabii ki herhangi bir stil kısıtlaması veya önerisi yapmadığımız; izolasyon, karantina ve sosyal mesafe ortamındaki ruh hâllerini yansıtan, yeni ve özgün birer solo keman eseri yazmaya davet ettik. Bu düşünceyle bir nevi “Korona Günlüğü” albümü için rengarenk bir seçki yaratmayı hedefledik.

Ana fikri (Anton Webern’in 6 Bagateli için Schönberg’in yazdığı önsöze de atfen) COVID-19 kısıtlamaları sonucu hepimizi derinden etkileyen sahnelerdeki sessizlik olan bu seçkide 24 eser olması, sadece Paganini’nin 24 kaprisine bir ithaf değil; bir karantina gününün 24 saatini de temsil ediyor. 24 saat içinde, aynı şartlarda 24 farklı fikrin bir araya gelmesi bizi bu düşünceye itti.

Gedik Sanat’ın “Birleştirir, sanat için” parolasıyla Türkiye’nin önemli bestecilerini bir kolektif olarak bir araya getiren bu projenin, her bir bestecimizin emsalsiz tarzı ile ülkemizdeki sanat hayatındaki çeşitliliği de ortaya koyacağına inanıyoruz.

Bu projeyi, kuruluşundan bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nde yetişen sanatçılara eserlerinin sergilenmesi ve seslendirilmesi konusunda destek vermek, bununla birlikte nitelikli görsel ve işitsel arşivin oluşmasına imkân sağlamak amacında olan Gedik Sanat çatısı altında gerçekleştirebiliyor olmak benim için büyük bir mutluluk.”

Fotoğraf: Ulrike von Loeper

Share:
Gedik Sanat. Tüm hakları saklıdır. All rights reserved. © 2019